25 Ağustos 2009 Salı

Cinsel Sağlık Güzellik Konularında ki Web Sitesi

Cinsel Sağlık, Hayat, Güzellik, Sağlık konularında değerli bilgilere sahip bir web sitesini sizinle tanıştırmak istiyoruz. sitesi açılımını tam olarak bilmesekte kaliteli ve belli konulara yönelik içerikler paylaşıyor.

Sitede pek çok popüler konuda içerik bulabilmeniz mümkün. Gripten korunmak için balıkyağından, siyah noktalar için maskeye, msn şekillerinden, kilo vermeye kadar pek çok konuyu içerisinde barındırıyor. Tavsiye ederiz.

Seksin Yararları Faydaları ;)

Cinsellik beyinde endorfin üretimini arttırır. Bu kimyasal molekül, dopamin ve serotininle birlikte zevk hormonları olarak sakinlik verir tatmin hisleri yaratır. cinsel ilişki keyif maddesidir; Endorfin, serotonin ve dopamin coşku yaratır.

Beş duyu organı, okşanmakla, yemekle, içkiyle uyarıldığında bu duyular doğrudan beyne ulaşır. cinsel ilişki acıları azaltır; Cinsel tatmin acı eşiğini yükseltir. Bu da endorfinin etkilerinden biridir. Cinsel ilişkinin gevşetici etkisi, kas çekilmelerinde meydana gelen acıları da hafifletir. cinsel ilişki kasları gevşetir; okşanmaların yarattığı mekanik etkiyle, haz alınan uyarılmalar vücuda yayılır. Derideki hassas alıcılardan uyarılar iliklere ve beyne taşınır. Beyinden gelen emirle kaslar gevşer.

√ cinsel ilişki kan dolaşımını arttırır; Cinsel uyarılma sırasında kan akışı cinsel organlarda yoğunlaşır, bir miktar da bütün vücuda yayılır. Arterler önce gerilip zevk anında gevşer. cinsel ilişki kalbi çalıştırır; Cinsel uyarının en yüksek noktasında kalp atışı dakikada 110-180 e çıkar.

Ancak bu etki, seksin sporun yerini dolduracağı anlamına gelmez. Çünkü cinsel ilişki kısa sürelidir. cinsel ilişki daha formda hissetirir; Sevişme sırasında harcanan kalorinin zayıflatıcı etkisi vardır. 20 dakikalık bir ilişkide 200 kalori kaybedilir. bu yarım saat tenis oynamakla eşdeğerdir.

√ cinsellik adeti düzenler; Düzgün bir cinsel hayat hormonal dengeyi korur ve adetin düzenli olmasını sağlar. Düzenli orgazm yaşayan kadınlar kanlarındaki endorfin miktarından dolayı düzenli ve ağrısız adet görürler.

√ cinsellik olumlu düşünmeyi sağlar : Orgazm sonucu serbest kalan enerji, olumsuz düşüncelerin ve takıntıların oluşmasını önleyip olaylara olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmayı sağlar.

√ cinsellik bağırsakları çalıştırır : Cinsel ilişki sırasında karın kaslarının kasılması, derinlere kadar etkisini gösteren bir masaj gibidir. Bunun bağırsaklar üzerinde laksatif etkisi olur.

√ Cinsellik ile ilgili diğer bir araştırma : Depresyon riski daha az: Bir araştırma sonucunda, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmayan kadınların depresyon geçirme riski, diğerlerine göre daha düşük çıktı.

Prezervatif kullanan kadınlarda ise depresyon geçirme riski yüksek çıktı. Bilim adamları, spermlerle birlikte, testosteron ve östrojen hormonlarının da dışarıya atıldığını, bu birleşimin, boşalma sonrasında kadının kanına karıştığını tespit ettiler.

Bilim adamları cinselliğin insan sağlığı üzerindeki etkisini araştırıyor. Denekler üzerinde yapılan incelemede sevişmenin özellikle erkeklerde kalp krizi riskini azalttığı ortaya çıktı.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

3 Ayda Bir Kullanılan Doğum Kontrol İğneleri ve Zararları

Bu ilaç halk arasında 3 ayda bir kullanılan doğum kontrol iğnesi olarak bilinmektedir. Üç ayda bir kullanılan bu ilacın etkinliği % 99.7''dir. Yumurtlamayı baskılayarak, rahim ağzı salgısını değiştirerek ve rahim içi tabakayı incelterek etki gösterir. Kullanılmaya başlandıktan 3 ay sonra kadınların yarısı adetten kesilir, diğer yarısında ise düzensiz kanamalar görülür. İki iğne arasındaki süre 15 günü geçmediği takdirde etkinlikte bir düşme gözlenmez, yani en fazla 3.5 ayda bir yapılması gerekir.

lacın Yapılış Zamanı:

Normal adet gören hastalarda adetin ilk 5 günü içerisinde, düşük yapan veya kürtaj yaptıran hastalarda işlemden sonraki ilk 7 gün içerisinde, doğum yapanlarda ise anne süt vermiyorsa ilk 3 hafta, süt veriyorsa ilk 6 hafta içerisinde hormon iğnesinin yapılması gerekir.
İlaç kesildikten sonra gebe kalmak isteyen kadınların % 50''sinin ilk 10 ayda gebe kalabildikleri gözlenmiştir. Ancak bazı hastalarda yumurtalık fonksiyonlarının geri dönmesi 18 ayı bulabilmektedir ve bu da ilacın en önemli dezavantajlarından bir tanesi olarak kabul edilmektedir.

Yan Etkiler:

a)En önemli yan etkisi düzensiz adet kanamaları olup, hastaların yaklaşık yarısında görülebilmektedir. Bu kanamalar genellikle hafif olmakla birlikte, bazen şiddetli kanamalara rastlanabilir ve bu durumda ek hormon tedavisine gereksinim duyulabilir.
b)Diğer bir yan etki kilo alımıdır. Depo-Provera vücutta su-tuz tutulumuna neden olduğu için kilo alımına neden olabilir. Yapılan çalışmalarda bu ilacı kullanan kadınlarda 1 yıl sonunda ortalama 2.1 kg kilo alımı olduğu görülmüştür.Bu nedenle tedavideki hastaların bu konuda mutlaka bilgilendirilmesi, diyet ve eksersizle kilosunun kontrol altında tutulması gerekir.
c)Depo-Provera bilinenin aksine depresyona neden olmaz, bu nedenle depresif belirtileri olan hastalarda da kullanılabilir.
d)Cinsel istekte azalmaya yol açabilir.
e)Meme Kanseri: Depo-provera kullanan kadınlarda ilk 4 yılda ve özellikle 35 yaşın altında ise meme kanseri riski artmaktadır. Dört yıldan sonra bu risk normale dönmektedir.

Yararlı Etkileri:
a)Rahim kanseri riskini 1 yıldan fazla kullanıldığında % 80 oranında azaltmaktadır.
b) Adet öncesi karında şişlik, sinirlilik, göğüslerde ağrı gibi yakınmaları azaltır.
c)Adet kanaması miktarını ve adet döneminde görülen ağrıyı azaltır.
d) Yumurtalıkta kist oluşumunu azaltır.
e) Orak hücreli anemide kan düzeylerinde belirli düzeyde iyileşme sağlar.
f) Epilepsi(sara) hastalarında nöbet sıklığını azaltır.
Yapılan çalışmalarda Depo-Provera kullanan kadınlarda kanda yüksek dansiteli lipoproteinlerde bir azalma ve düşük dansiteli lipoproteinlerde bir artış olmaktadır. Kalp-damar hastalıkları için olumsuz bir etki olarak görülmekle birlikte, bu değişikliklerin klinik olarak çok anlamlı olmadığı kabul edilmektedir. Birçok çalışmada bu ilacı kullanan kadınlarda kalp-damar hastalıkları riskinde bir artış olmadığı görülmüştür. Ayrıca kanda pıhtılaşma faktörlerinde bir artışa neden olmamaktadır.

Depo-Provera''nın en önemli yan etkilerinden bir tanesi doğum kontrol haplarının tersine kemik kitlesinde azalmaya yol açmasıdır. Bu kemik kaybı ilaç kesildikten sonra geriye dönmektedir, ancak yine de kemik kitlesinin önemli olduğu adölesan yaş grubunda bu ilacın ilk tercih olarak kullanılmamasında yarar vardır.

Depo-Provera''nın Tercih Edildiği Hastalar:

1)Beyin damarlarında hastalığı olanlar (inme)
2)Şiddetli migreni olan hastalar
3)Kalp yetmezliği olanlar
4) Koroner arter hastalığı olanlar
5) Şeker hastalığı olanlar
6) Kan yağ oranlarında bozukluğu olanlar (özellikle trigliseritleri yüksek olanlar)
7)Epilepsisi olanlar
8) Orak hücreli anemisi olanlar
9)Periferik damar hastalığı olanlar
10) 35 yaşın üzerinde ve sigara içenler
11) Doğumdan sonra süt veren anneler
12) Sistemik lupus eritematosus adı verilen hastalığı olanlar
Kullanılmadığı Durumlar:
1) Gebelik veya gebelik şüphesi
2)Tanısı konmamış kanama olması
3) Meme kanseri olması
4) Allerji olması

Seks Pozisyonları İlk Gece Seks Cinsel Konu Gerdek

Erkek Üstte
Herkes bu klasik pozisyonda başlar; erkek üstte, kadın altta, yüz yüze. Günümüzde basında bu pozisyon, olumsuz eleştirilere maruz kalmaktadır. Belki eski moda olduğundan, belki de ataerkil olduğundan dolayı. Esasında bu pozisyon, o kadar da kötü değildir. Kuvvet almak, sevgilinizle yakın temasda olmak ve hamile kalmak isteyenler için, bu pozisyon idealdir. Kadın iki bacağını yana doğru açabilir veya bacaklarını ğöğsüne doğru çekebilir. Bu her iki pozisyonda erkek kadının en hassas dış cinsel organına elle manipülasyon için erişemez, ama ilk pozisyonda ğöğüslerine erişebilir.

Bu pozisyonda bir kaç varyasyon sözkonusudur. İlki; kadın iskemlede veya alçak bir yatağın ucunda oturur, erkek dizlerinin üzerinde penisiyle vajinaya girebilir. Seks terapistleri her ne kadar bu pozisyonun klasik poziyondan daha da zevk verici olduğunu iddia etseler de, coğu insan bu pozisyonun yakın temas konusunda eksik kaldığını düşünmektedir.

İkincisi; kadın karnının üstüne yatar ve erkek arkadan vajinaya girer. Çoğu kadın için bu pozisyon, G-noktasını uyarır ama penisin rahim boynuna çarpması da acı verebilir. Yüz yüze olamama dezavantajı olsa bile çoğu çiftin favori pozisyonu arasındadır.

Kadın Üstte
Bu pozisyon çok tavsiye edilir, çünkü seksin hızı kadının kontrolü altındadır. Bu pozisyonda bir kaç varyasyon vardır. Kadın her iki diziyle erkeğin kalçasını sarar. Penisi içine aldıktan sonra ya dizlerinin üstünde sekse devam eder ya da bacaklarını uzatarak. Ayrıca erkeğin üstünde dim dik oturarak da ilişkiye devam edebilir. Bu pozisyon erkek için de oldukça uyarıcıdır ve kadının göğüslerini okşama fırsatı verir.

Bazen bu pozisyonda kadın erkeğe sırtını dönerek erkeğin üstünde olur. Bu pozisyon, her iki taraf için farklı duygular yaratsa da, yüz yüze olmamanın verdiği dezavantaj burada da geçerlidir.

Otururken
Bu pozisyon, ancak yavaş seks için uygundur. Erkek ya iskemlede oturur veya yerde bağdaş kurarak. Kadın erkeğin üstüne oturur. Yüz yüze veya sırt yüze bakarak da olabilir. Bu pozisyon birbirinizi okşamak, birbirinize sarılmak ve yakın ten teması için idealdir.

Ayaktayken
İlk etapta çabucak seks yapmayı anımsatır. Bu pozisyonda başarılı olabilmek zordur. Penisin vajinaya girebilmesi güç olabilir. Kadınlar genelde erkeklerden daha kısa boylu oldukları için, kadının ya merdiven basamağında ya da duvardan destek alması ile bu pozisyonda başarı elde edilebilinir.

Bu pozisyonun başka bir varyasyonu da kadın yüzünü ya duvara veya tutunabileceği herhangi bir şeye verir, erkek de vajinaya arkadan girer. Bu pozisyon, yüz yüze olan pozisyondan çok daha kolaydır.

Yan Yana
Bu pozisyonların hepsi erkek üstte pozisyonu gibidir; tek fark partnerler yan yanadır. Buradaki tek zorluk, yüz yüze durumunda partnerlerden bir tanesi, bacağını partnerin üstüne atması gerekiyor. Bu da zaman zaman krampla sonuçlanabiliyor. Kadın erkeğe sırtını verdiği durumda, yavaş ve rahatlatıcı ilişki elde etmek mümkündür. Hatta bu pozisyonda uyumak bile mümkündür.

Arkadan
Burada kadın dizinin üstünde durup erkek arkadan penisiyle vajinaya girer. Bazı insanlar bu pozisyondan nefret eder. Nedeni ise; hem duygusallıktan yoksun, hem de "erkek egemenliğini" vurgulayan bir pozisyon olması.

Bazılarının bu pozisyondan hoşlanması ise özgürlüğün olması ve gücün kullanabilinmesinden kaynaklanır.